Some Notes for Microeconomics 2 in Turkish

June 2, 2026

Tam Rekabet Piyasası / Perfect Competition

Varsayımları

  • Atomisite: Fiyat alıcılığı getirir
  • Homojenlik
  • Mobilite
  • Şeffaflık / Tam bilgi

Etkinlik

  • Üreticinin özel faydası: MR=MC
  • Üretimin toplumsal faydası: P=MC
  • Kaynak dağılımında etkinlik: ÜÖF=ÜTF

Kısa Dönem Dengesi

  • Denge Şartı: P=MR=MCP = MR = MC
  • Kâr Durumları:
    • P>ATCP > ATC: Aşırı Kâr
    • P=ATCP = ATC: Normal Kâr (Başa baş noktası)
    • P<ATCP < ATC: Zarar
  • Kapanma Noktası: P<AVCP < AVC (Üretim durur, zarar = Sabit Maliyetler)
  • Arz Eğrisi: MCMC eğrisinin AVCAVC üzerindeki yükselen kısmı.

Uzun Dönem Dengesi

  • Giriş-Çıkış Serbestisi: Aşırı kâr varken yeni firmalar girer; zarar varken firmalar çıkar.
  • Denge Şartı: P=MC=ATCmin=LRACminP = MC = ATC_{min} = LRAC_{min}
  • Nihai Sonuç: Tüm firmalar sadece Normal Kâr elde eder.
  • Tam Etkinlik: Hem üretim (minimum maliyet) hem de dağılım (P=MCP=MC) etkinliği aynı anda sağlanır.

Monopol

Varsayımları

  • Piyasada tek bir firma vardır (Atomisite yok)
  • Piyasada yakın ikamesi olmayan tek bir mal vardır. (Homojenlik yok)
  • Piyasaya girişte engeller vardır (Mobilite Yok)
  • Negatif eğimli talep eğrisi, monopol talebi bilir. (Bilgi asimetrisi)

Monopolün Kaynakları

  • Ölçek Etkisi: Piyasada kazanç sağlamak için büyük bir ölçeğe sahip olup öyle üretim yapmak gerekir. Öbür türlü yeterli kazanç sağlanamaz
  • Yasal Kısıtlar: Bazen devletler bazı piyasaları bazı firmalara verebilirler.
  • Yatırım Maliyetleri: Tek seferlik sabit kurulum maliyetleri olabilşir.
  • Ağ Etkisi
  • Girdi Sahipliği

Monopolün Kısa Dönem Dengesi

  • Marjinal Koşul: P>MR=MCP > MR = MC
  • Ortalama Koşul: Tam rekabetin aksine SAVCminSAVC_{min} 'de kapatmaz.
    • P>=SAVCP >=SAVC (Satışa devam et)
    • P<SAVCP < SAVC (Satışı durdur)

Monopolde Arz Eğrisi

Monopolün arz eğrisi yoktur yani monopolün satış miktarı ile arz fiyatı arasında bir ilişkiden bahsedilemez çünkü monopolde ya birden fazla satış miktarı tek bir fiyatta arz edilebilir ya a birden fazla fiyatta tek bir miktar satılabilir. Bunun nedeni monopolün karşı karşıya kaldığı talep eğrisinin negatif eğimli olmasıdır. Yani monopolün arz miktarı talep tarafları tarafından belirlenir. Fiyat MC'den farklıdır. Farklı talep tarafları için monopol farklı fiyatlar belirleyebilir. Dolayısıyla tam rekabetten farklı olarak MCMC eğrisi monopolde arz eğrisini oluşturmaz.

Monopolün Uzun Dönem Dengesi

Rekabet olmadığı için ve yüksek giriş engelleri nedeniyle büyük bir ihtimalle monopol uzun dönemde bile normal üstü bir kar ile çalışır. Ancak tam rekabet piyasasından farklı olarak monopol uzun dönemde optimum çapta tesisi LRACminLRAC_{min} kurmak zorunda değildir. Optimumdan küçük ya da büyük çapta üretim yaparak talebi karşılayabilir.

Monopolün Fiyat Farklılaştırması

Fiyat farklılaştırması bir ürünün farklı alıcılara farklı fiyatlardan farklı miktarda kar elde edecek şekilde satılması uygulamasıdır. Monopolün burada amacı tüketici artığının tümünü ya da bir kısmını ele geçirmek ve karını arttırmaktır.

Fiyat farklılaştırmasının etkin olabilmesi için:

  • Piyasa farklı talep esnekliklerine sahip alt piyasalara bölünmelidir
  • Malın yüksek ve düşük fiyatlı piyasalar arasında iletişimin olmaması gerekmektedir. (Kara borsa gibi)

1. Derece Fiyat Farklılaştırması

Bir ürünün her bir alıcıya o ürün için ödemeye razı olduğu en yüksek fiyattan satılmasıdır. Tüm tüketici artığı ele geçirilir.

2. Derece Fiyat Farklılaştırması

Bir ürünün farklı miktarlarının farklı fiyattan satılmasıdır. Bunun arkasında azalan marjinal faydalar yasası yatar. Mesela 330ml boyutunda bir kolanın fiyatıyla 2.5L boyutunda olan bir kolanın aynı fiyatta olması gibi.

3. Derece Fiyat Farklılaştırması

Bir ürünün farklı alıcıları gruplarına farklı fiyattan satılmasıdır. Farklı grupların farklı talep eğrileri olur. Monopol ona göre satış yapar.


Monopolcü Rekabet / Monopolistic Competition

Tekelci rekabet sınırlı bilgiye sahip çok sayıda satıcı ve alıcının bulunduğu ürün farklılaştırmasının yapıldığı ve piyasaya giriş engelinin olmadığı piyasa türüdür.

Varsayımları

  • Çok sayıda alıcı ve satıcı vardır ancak tam rekabetteki kadar sonsuz sayıda değil.
  • Giriş-çıkış serbest.
  • Mal farklılaştırması vardır. (Homojenlik yok.)
  • Fiyatlamada karşılıklı bağımlılık: Mallar yakın ikame oldukları için firmalar rakiplerini dikkate alır.
  • Fiyat dışı rekabet vardır: Firmalar mallarını farklı göstererek satış miktarlarını arttırmaya çalışabilir reklam gibi araçları kullanarak. (Tam bilgi yok.)

Tekelci Rekabette Kısa Dönem Dengesi

Tekelci rekabette firmanın tam rekabetten farklı olarak sattığı malın fiyatını belirleme gücü vardır. Bu nedenle tekelde oluğu gibi DD ve MRMR eğrileri negatif eğimlidir ancak tekelci rekabette firmanın talep eğrisi daha esnektir.


Oligopol Piyasası / Oligopoly

Geniş anlamda oligopol piyasaları çok sayıda alıcı karşısında az sayıda firmanın bulunduğu ve bu firmaların her birinin üretim kararının birbirinden etkilendiği piyasalardır.

Varsayımları

  • Az sayıda firma bulunmaktadır. (Atomisite yok.)
  • Karşılıklı bağımlılık ve stratejik davranış var. Firmalar üretim ve fiyatlama kararlarını diğer firmalara bakarak yapar.
  • Firmaların sattıkları mallar genellikle farklılaşır. (Homojenlik yok.)
  • Piyasaya giriş-çıkış engelleri olabilir. (Serbestisite yok.)

Piyasa Yoğunlaşması

Oligopol piyasalarında kaç firma olduğu değil bu firmaların piyasada baskınlığı önemlidir. Piyasa yoğunlaşması firmaların pazar paylarının dağılımına bakarak piyasanın ne kadar rekabetçi olduğunu gösteren bir ölçektir.

  • Herfindahl-Hirchman Index HHI: Bir piyasadaki tüm firmaların pazar paylarının karesi alınarak toplanması yoluyla elde edilir. 0 ile 10000 arasında değer alır. 100000 Tekel piyasasının HHI değeridir. Tek firma var ve 1002100^2 = 10000.
  • Yoğunlaşma Oranı (Consolidation Rate - CR): Bir piyasadaki belli sayıda firanın pazar paylarının toplanması ile hesaplanır mesela CR4 piyasadaki en yüksek pazar payına sahip 4 firmanın pazar paylarının toplamıdır.

Piyasa yoğunlaşması için eşik değerler:

| Eşik Değerler | HHI | CR4 | |-----------------|------------------|---------------| | Tam Rekabet | 0 | 0 | | Tekelci Rekabet | 0<HHI<1000 | 0<CR4<0.3 | | Zayıf Oligopol | 1000<HHI<1800 | 0.3<CR4<0.5 | | Oligopol | 1800<HHI<10000 | 0.5<CR4<1 | | Monopol | 10000 | 1 |

Anlaşmasız (Saf) Oligopol Modelleri

1. Cournot Modeli (Augistin Cournet - 1838):

Homojen ürün üreten iki özdeş firmanın birbirinden bağımsız ve aynı malı ne kadar üreticine karar verdiği modeldir. Modelde firmalar birbirine göre haraket eder.

Varsayımları:
  • Piyasada sadece iki firma vardır. (Duopol)
  • Mal homojendir.
  • Her iki firma da birbirinin ürettiği mal miktarını sabit veri kabul edip karını maximize edecek şekilde ne kadar mal üreteceğine karar verir
  • Firmaların maliyet yapıları aynıdır
  • Üretim maliyetleri sıfırdır.

Cournot modelinde her iki firmanın da talep fonksiyonuna bağlı tepki fonksiyonları vardır ve bu tepki fonksiyonlarının kesiştiği yerde firmalar üretim yapar. 2 firmanın olması bile tekele kıyasla üretim miktarının artmasına ve fiyatın düşmesine yani tam rekabete yaklaşmaya yol açar.

  • Bu modelin çözümünde 2 firma da kendi kar fonksiyonlarının türevini alarak tepki fonksiyonunu oluşturur. Tepki fonksiyonlarını birbirinin yerine koyarak bireysel firmaların üretim düzeylerini buluruz.

2. Bertrand Modeli (Joseph Bertrand - 1883)

Cournot modeli gibi duopol piyasasında dengeyi inceler. Ancak farklı olarak homojen mal üreten bu firmalar üretim düzeyi üzerinden değil, fiyat düzeyi üzerinden rekabet eder.

Bu modelde firma fiyat belirlerken rakibinin fiyat değiştirmeyeceğini var sayar. Eğer firmalardan biri tekel fiyatından daha yüksek bir fiyat belirlerse diğeri daha düşük fiyat belirler ve piyasa mümkün olan en yüksek karı yani tekel karını elde eder. Bu yüzden hiç bir firma tekel fiyatından daha yüksek bir fiyat seçemez. Bir firma diğerinden daha yüksek bir fiyat belirlediğinde, fiyatı düşük olan firma piyasanın tamamını ele geçireceğinden fiyatı yüksek olan firma fiyatı düşük olandan daha düşük bir fiyat belirler. Kar maksimizasyonu amacıyla her firmanın rakip firmadan daha düşük fiyat belirleyerelk piyasayı ele geçirme çabası piyasayı P=MCP = MC noktasına yani tam rekabet noktasına getirir ve sonuç da her ne kadar oligopolcü bir piyasa söz konusu olsa da bu firmalar tam rekabetteki sonuca ulaştıkları için bu durum Bertrand paradoksu olarak adlandırılır.

3. Stackelberg Modeli

Duopol piyasası modelidir. Bu modelde birinin rakibine göre daha gelişmiş bir firma olduğu (lider firma) ve rakibinin (takipçi firma) bir Cournot firması gibi davrandığı varsayılır.

Bu modelde lider firma rakibinin kendi üretim lider firma rakibinin kendi üretimine göre karar verdiğini tahmin edip bunu kendi kar fonksiyonuna yerleştirir. Böylece lider firma takipçinin Cournot modelinden çok daha düşük kar elde etmesine neden olur.

Burada da Cournot modelinde olduğu gibi üretim düzeyi üzerinden strateji geliştirilir ancak zamanlama yönünden Cournot modelinden farklılaşır. Buna göre önce firma piyasaya girmekte, takipçi onun davranışını izlemekte ve kendi üretim kararını vermektedir.

Takipçi firma Cournot modelindeki gibi kendi üretim kararını rakibinin üretimini etkilemediğini varsayar, lider firma ise bağımlılığı bilir.

Bu varsayım altında aynı talep ve maliyet fonksiyonuna sahip piyasada Stackelberg modelinde oluşan fiyat düzeyi Cournot modeline göre daha düşüktür. Bunun sebebi firmalardan birinin daha fazla bilgiye sahip olmasıdır.

Toplam üretim düzeyi ise Cournot'a göre daha yüksektir ancak takipçi firmanın üretim düzeyi Cournot'dan daha düşüktür.

  • Bu tip piyasa modelinde soru çözülürken lider firmanın kar fonksiyonu hesaplanır, 2. firmanın tepki fonksiyonu lider firmanın kar fonksiyonu içine koyulup üretim düzeyi bulunur. Sonra 2. firma 1. firmanın üretim düzeyini kendi tepki fonksiyonuna koyarak kendi üretim düzeyini belirler.

Anlaşmalı Oligopol Modelleri

Firmalar arasında fiyat-üretim rekabetini önlemek için açık veya gizli anlaşmalar yapılabilir.

Kartel Modeli

Firmaların kendi aralarında anlaştıkları, üretim kararlarını beraber verip piyasaya tekel fiyatından satarak tekel karlarını paylaştıkları modeldir. Ancak burada her firmanın kendi üretim kararlarını değiştirerek karlarını arttırma güdüsü oluşacaktır, böyle bir durum gerçekleşirse herkes belirlenen kotayı aşarsa fiyat düşmeye başlayıp kar azalır. Bu nedenle kartelleri kurmak zordur.

Ancak kartel tekrarlanan bir oyundur ve bu nedenle firmalar kararlara uyduklarında daha fazla kar elde ettiklerini bilirler.

Karteller genelde uluslararası boyuttadır. En iyi örnek olarak: OPEC

Bir kartelin başarılı olabilmesi için şu özelliklere sahip olması gerekir:

  • Kartel piyasanın tümüne hakim olmasa bile büyük bir kısmına hakim olmalı aksi takdirde kartel piyasa fiyatını kontrol altında tutamaz
  • Karteli oluşturan firmalar alınan ortak kararlara uymalıdır.
  • Talebin fiyat esnekliği düşük olmalıdır.
  • Mala olan talep tüketici gelirine göre de esnek olmamalıdır.

Hakim Firma Modeli

Asimetrik duopol türüdür. Bir büyük + çok sayıda (küçük ölçekte) firmalarla oluşur. Ortak karar yoktur tek bir firmanın karar aldığı diğerlerinin fiyatı veri kabul ettiği modeldir.

Piyasada iki grup vardır:

  • Hakim firma: Piyasada büyük paya sahip, fiyat belirlemede etkin firma
  • Rekabetçi firma: Çok sayıda küçük firma, fiyatı veri alır

DResidual(P)=DMarket(P)SFringeD_{Residual}(P) = D_{Market}(P) - S_{Fringe}

  • Hakim firma kar max koşulu => MRResidual=MCDominantMR_{Residual} = MC_{Dominant}
  • Rekabetçi firmanın kar max. koşulu => P=MCFringeP = MC_{Fringe}

Oligopol Piyasalarında Fiyat ve Rekabet

Oligopolcü firmalar mal farklılaştırması, üretim tekniklerinde yenilikler, reklamlar, yeni ürün geliştirme, promosyon ve kampanyalar gibi alanlarda fiyat dışı rekabet etmektedirler. Arge harcaması çok yaygındır.


2 Mal (X, Y), 2 Faktör (K, L), 2 Tüketici (A, B) Genel Denge Modeli

Varsayımlar:

  • Üretim faktörleri arzları sabittir, tamamı bilinmektedir ve bunlar tam olarak bölünebilir
  • Üretim faktörleri sahipleri tüketicilerdir
  • Mallara ait üretim fonksiyonları ölçeğe göre sabit getiriye sahiptir.
  • Mal ve faktör piyasalarında tam rekabet şartları geçerlidir.
  • Kayıtsızlık eğrileri kesin konvekstir.
  • Tüketiciler faydalarını, üreticiler karlarını maksimize etmeyi amaçlar
  • Tüm üretim faktörleri tam olarak istihdam edilir ve faktör sahipleri elde ettikleri tüm gelirleri mallara harcar.

Modelde 2 faktör, 2 mal toplam 4 piyasa var: Px, Py, w, r

Bilinmeyenler:

  • X ve Y mallarında kullanılacak emek ve sermaya miktarları
  • LxL_x, KxK_x
  • LyL_y, KyK_y

Genel denge modelinin 3 durağan özelliği vardır:

  • Mübadelede (tüketimde etkinlik): Malların tüketiciler arasında etkin dağılımını ifade eder.
  • Üretimde etkinlik: Kaynakların firmalar arasında etkin dağılımını ifade eder.
  • Üretim ve tüketimin eşanlı dengesi: Etkin mal dengesini verir. Modelin bütün bilinmeyenlerin çözümüne ulaşılır Bu özellikler pareto optimilitenin marjinal koşullarıdır ve doğrudan pareto etkinlik olarak adlandırılır.

Pareto Etkinlik / Pareto Efficiency

Eğer bir tek kişi bile daha kötü hale getirilmeden bir başka kişiyi daha iyi konuma getirmek mümkün olamıyorsa ortaya çıkar.

Analizde Edgeworth Kutu Diyagramından Yararlanma

1. Mübadelede Etkilik ve Mübadelenin Genel Dengesi

Tüketicilerinin kayıtsızlık eğrilerinin birbirlerine teğet olduğu noktaların genel ddengedeki yeri tüketimin (mübadelenin) Edgeworth sözleşme eğrisi olarak tanımlanır.

Pareto Optimum sadece sözleşme eğrisi (pareto set) üzerinde geçerlidir. Bu eğri dışında kalan tüm noktalar pareto etkin değildir. Dolayısıyla sözleşme eğrisi dışında kalan bir noktadan sözleşme eğrisi üzerindeki bir noktaya hareket ederken en az bir tüketicinin durumu iyileşir (Pareto iyileştirme).

![Pasted image 20260531181056.webp](Pasted image 20260531181056.webp) ##### Mübadelede Etkinlik Koşulu MRSx,yA=MRSx,yBMRS_{x,y}^A = MRS_{x,y}^B

Nihai dengeyi bulabilmek için mal fiyatları bilinmelidir

MRSx,y=Px/PyMRS_{x, y} = P_x/P_y

Eğer bütçe doğrusu tanımlanır/verilirse mübadelenin genel denge koşuluna ulaşılır.

MRSx,y=Px/Py=MRSx,yBMRS_{x, y} = P_x/P_y = MRS_{x,y}^B

Üretimde Etkinlik ve Üretimin Genel Dengesi

Üretimde etkinlik, mevcut kaynaklarla (emek ve sermaye) bir malın üretimini azaltmadan diğer malın üretiminin artırılamadığı durumu ifade eder. Bu durum, firmaların eş-ürün eğrilerinin birbirine teğet olduğu noktalarda gerçekleşir. Bu teğet noktalarının birleştirilmesiyle elde edilen eğriye üretimin Edgeworth sözleşme eğrisi denir.

Üretim sözleşme eğrisi üzerindeki tüm noktalar Pareto etkindir.

Üretimde Etkinlik Koşulu

MRTSL,KX=MRTSL,KYMRTS_{L,K}^X = MRTS_{L,K}^Y

Burada MRTSMRTS, marjinal teknik ikame oranıdır. Genel dengeye ulaşmak için faktör fiyatlarının (ww ve rr) bilinmesi gerekir. Eş-maliyet doğrusu işin içine katıldığında:

MRTSL,KX=w/r=MRTSL,KYMRTS_{L,K}^X = w/r = MRTS_{L,K}^Y

koşulu sağlanır.

Ekonominin Üretim Olanakları Eğrisi (Production Possibilites Frontier)

Pastedimage20260531183457.webp

Üstteki görselde A, B, C pareto etkin noktalar, D pareto etkin olmayan noktadır. PPF üstündeki noktalarda emek ve sermaye tam olarak istihdam edilmiştir

  • PPF'in bir noktadaki eğimi marjinal mal dönüşüm(MRT veya MRPT) oranını verir.

MRPT=MCx/MCyMRPT = MC_x / MC_y MC=dTCx/dxMC = dTC_x / dx MC=dTCy/dyMC = dTC_y / dy

Üretimin ve Tüketimin Eş Anlı Dengesi

Üretim ve tüketimde eş anlı denge (Genel Denge), toplumun üretim olanakları eğrisi üzerindeki bir üretim bileşiminin, tüketicilerin tercihleriyle (toplumsal kayıtsızlık eğrileriyle) uyumlu olduğu noktada sağlanır.

Bu noktada, üreticilerin bir malı diğerine dönüştürme maliyeti (MRPT), tüketicilerin bir malı diğerine ikame etme isteğine (MRS) eşit olmalıdır. Aynı zamanda bu oran, malların nispi fiyatlarına eşit olur.

Eş Anlı Denge Koşulu

MRPTx,y=MRSx,yA=MRSx,yB=Px/PyMRPT_{x,y} = MRS_{x,y}^A = MRS_{x,y}^B = P_x / P_y

Bu eşitlik sağlandığında, ekonomi hem üretimde hem de tüketimde Pareto optimumuna ulaşmış olur. Hiçbir kaynağın israf edilmediği ve tüketicilerin mevcut fiyatlarla faydalarını maksimize ettiği durumdur.

2x2x2 Modelinin Etkinliği

2x2x2 modelindeki tüm bilinmeyenler belirlendi o halde tam rekabet varsayımı altında ekonomi bir genel denge ulaşabilmektedir. Bu genel dengeye 1. En iyi denir ancak birinci en iyiye ulaşmayı engelleyen bazı faktörler vardır:

  1. Aksak rekabet koşullarının varlığı: Bu durumda MC=P olamayacağı için MRPT=MCx/MCyPx/PyMRPT = MC_x / MC_y \ne P_x / P_y olur.
  2. Özel mülkiyet hakları eksikliği: Bir mülkiyetin hakkı bir bireyin değil de bir grubun veya devletin elindeyse fayda veya kar maksimizasyon koşulu sağlanamaz
  3. Tam bilgi olmaması ve işlem maliyetlerinin varlığı: Bireyler arasında mal ve faktör fiyatları farkı bilinemiyorsa piyasa başarısızlığına yol açar

Bunlar piyasa başarısızlığının etkileridir. Piyasa ekonomisi sorunlarının tüm argümanlarını tam rekabete dayandırmakta, piyasanın kendi sorunları çözeceğine üretim, tüketim alanında kendi kendine etkinliği sağlayacağına ve devletin ekonomiye müdahale etmemesi gerektiğini savunur. Piyasa ekonomisi her zaman pareto etkin dağılım sağlayamaz ve bu duruma piyasa başarıszlığı denir. Piyasa başarısızlıkların en önemli etkileri dışsallıktır.


Dışsallıklar

Bir birimin üretim veya tüketim kararlarının başkalarında doğrudan maliyet yüklemesi ya da yara sağlaması dışsallık olarak tanımlanır. Tam rekabetin koşulları arasında yarar ve zarar bireyseldir varsayımı yapılır, böyle olunca rekabetçi dengede fiyat malın üretiminden kaynaklanan bütün maliyete ve tüketiminde oluşan tüm faydayı içerir. P=MC=MBP = MC = MB olu. Ancak ayakkabı üreten bir fabrika atıklarını yanından geçen nehre atarak nehirden içme suyu sağlayan bir beldeye zarar veriyorsa durum farklıdır. Fabrika maliyetleri içinde bu etkiyi hesaba katmadığı sürece P=MCP = MC dengesine gelir ve beldenin suyu arıtmak için üstlenmek zorunda kaldığı ek maliyet fiyata yansımamış olur. Bu maliyete firmanın maliyeti kendine yarar, başkalarına zarar vermektedir. Yani zarar bireysel değildir bu yüzden dışsallık söz konusudur.

Marjinal Sosyal Maliyet (MSM) - Marjinal Sosyal Yarar (MSY)

MSM=MC+eMSM = MC + e MSY=MB+eMSY = MB + e Burada MC daha önce olduğu gibi bir birim fazla üretmenin yarattığı maliyet, "e" ise aynı işlemin yarattığı dışsallık maliyetidir. Nehri kirleten bir fabrika bir çift daha ayakkabı ürettiğinde örneğin MC = 30 olsun. Bu işlem nehre biraz daha atık salar ve bu işlemi de arıtmanın maliyeti e=10 olsun.

Bu durumda MSM=40>MCMSM=40>MC olur. Toplumsal olarak hesaba katılması gereken maliyet bu örnekte üretimde negatif dışsallık söz konusudur.

Tüketimde negatif dışsallık olarak da sigara tüketen bir bireyi örnek verebiliriz. MSY durumunda ek bir sigraranın özel marjinal yararı MB, başkalarına veridği zarar "e" dersek e<0e < 0 olmak üzere. MSY<MBMSY < MB olur.

  • Üretimde negatif dışsallık varsa MSM>MCMSM > MC, tüketimde negatif dışsallık varsa MSY<MBMSY < MB olur.
  • Üretimde pozitif dışsallık varsa MSM<MCMSM < MC, tüketimde pozitif dışsallık varsa MSY>MBMSY > MB olur.

Dışsallıkların İçselleştirilmesi

Eğer dışsallık ölçülebilir ve ilgili birimlerce hesaba katılabilirse dışsallık içselleştirilebilir.

Örneğin kamu otoritesi her yeni ayakkabı ürettiğinde üreticiye e=10e = 10 su arıtma bedeli batura ederse üretici için artık MC=40MC = 40 olur. Bu şekilde özel maliyete dahil edilir, yani içselleşir. Böylece sosyal ve özel maliyet eşitlenir ve ilgili birimler kararlarını dışsallığın maliyetini hesaba katarak alırlar.

Pastedimage20260531190946.webp

PMC=MCPMC = MC ve SMC=MSMSMC = MSM olmak üzere MC ile MSM arasındaki dikey mesafe marjinal dışsallık maliyetini yani ee yani pp0p^* - p_0'ı gösterir. Dışsallık içselleşmez ise denge P=MC olur ancak örneğin marjinal arıtma maliyeti hesaba katılmak zorunda kalınırsa MSM firmanın marjinal eğrisi konumuna gelir. Dışsallık içselleşir. Bu durumda denge A noktasında kurulur, daha az mal üretilir ve fiyat artar. 458 MSB=MSYMSB = MSY ve MPB=MBMPB = MB olmak üzere QmktQ_{mkt} noktasında iki eğri arasında kalan dikey doğru ee yani marjinal dışsallık maliyetidir. Örneğin sigara içilmesi.

Dışsallık hesaba katılmazsa denge f noktasında kurulur, P=MC olur ve bu fiyat tüketimdeki negatif dışsallığı yansıtmaz. Negatif dışsallık içselleştirilirse ee kadar marjinal maliyet eklenirse talep eğrisi MSYMSY konumuna gelir. Dışsallık içselleştirilir ve özel ve sosyal yarar eşitlenir. Denge PP^*'da kurulur.

Tüketimde negatif dışsallık yaratan mal daha az tüketilir ve piyasa fiyatı dışsallık maliyetini yansıtacak şekilde daha düşüktür. Burada PP^*'da fiyatıcı üretici (satıcı) fiyatı gibi düşünmek gerek. Alıcının aldığı fiyat MSYMSY üzerinde olur. Böylece aynı mal daha az tüketilir.

Dışsallık içselleştirilirse piyasa mekanizmasıyla ve dışsallığı yaratan fiyatlarca etkin üretim düzeyine ulaşılabilir.

Kamusal mallar piyasa sisteminin fiyat mekanizması yoluya etkin bir şekilde tahsis edemediği mallardır. Çünkü bu malların doğası bireylerden ödeme almayı zorlaştırır ve özel şirketlerin karlı üretim yapmasını engeller. Bu nedenle kamusal mallar devlet müdahelesinin teorik gerekçelerini oluşturur:

  1. Rakip Olmama: Bir bireyin bir mal tüketmesi diğer insanların aynı malı tüketme imkanını azaltmıyorsa bu mal rakipsizdir. Dolayısıyla marjinal tüketim maliyeti oldukça düşüktür, çoğu zaman sıfıra yakındır ancak özel mallar aynı anda iki kişi arasında tüketilemez. Bu nedenle kıtlık daha belirgindir, fiyat mekanizması etkin çalışır
  2. Dışlanamama: Bir malın faydasını ödeme yapmayan bireylerin kullanmasını teknik, ekonomik veya hukuki olarak engelleyemiyorsak bu mal dışlanamazdır. Bu tip malların kullanımını ödeme yapmayanlardan engellemek mümkün değildir örneğin ulusal savunma sadece vergi ödeyen bireyleri korumaz. Bireylerde ödeme isteği azalır. Ancak özel malda böyle değildir, sinema bileti almayan kişi sinemaya giremez. Fiyat mekanizması çalışır, üretici gelir elde eder. Kamusal mallardaki temel piyasa başarısızlığının sebebi bedavıcılık (freerider) problemidir. Bir bireyin malın üretimine katkı vermeden maldan sağladığı faydadan yararlanmasıdır. Bedavacılık probleminin üç sonucu vardır:
    • Eksik üretim: toplum ihtiyaç duyduğu düzeyden daha az üretim yapar.
    • Hiç üretim yapılmaması: Özel sektör bazı durumlarda piyasadan çekilir
    • Kaynak dağılımında eksiklik: Toplumsal refah maksimize olmaz. Kamusal mallarda piyasa mekanizması etkin çalışmadığı için devlet müdahelesi gündeme gelir. Devlet zorunlu vergilendirme yaparak toplumsal optimuma daha yakın üretim yapılabilmesini sağlar
  3. Asimetrik Bilgi: Tam rekabetteki tam bilgi varsayımı geçerli değildir. Bazı piyasa aktörleri daha fazla, kaliteli ve daha doğru bilgiye sahiptir. Örneğin 2. el araba piyasası veya sağlık sigortası. Bu piyasa başarısızlığı yanlış seçimlere piyasanın küçülmesine, kaliteli ürünlerin piyasan çekilmesine ve refah kayıplarına neden olabilir. Üç temel türü vardır:
    • Ters Seçim (Adverse Selection): İş gerçekleşmeden önce ortaya çıkan bilgi problemidir bir taraf kendi riskini, durumunu vs. diğer taraftan daha iyi bilir. Klasik örnek George Akurtof tarafından geliştirilen "lemans" modelidir. Alıcı aracın kalitesini bilemez bu nedenle alıcı ortalama kaliteye göre fiyat teklif eder bu nedenle yüksek kalitede araç üreten firmalar piyasan çekilir. Bu kötü malın iyi malı piyasan dışlaması olarak adlandırılır.
    • Ahlaki Tehlike (Moral Hazard): İşlem gerçekleştikten sonra ortaya çıkan davranış değişiklidir. Bir taraf riskin maliyetini tam bilmediği için daha riski davranabilir. Örneğin tam kaskolu araç sahibi daha dikkatsiz araç kullanabilir çünkü maliyetin bir kısmını sigorta karşılar ya da sağlık sigortası alan birey daha fazla doktora gidebilir. Ya da doktor hastanın bilgisizliğinden yararlanarak gereksiz işlem isteyebilir
    • Ajan-Vekil Problemi (Principal-Agent): Bir tarafın (agent), diğer taraf adına karar verdiği ancak hedeflerin tam örtüşmediği durumdur. Örneği doktor-hasda durumunda doktor bilgi açısından üsttedir, hasta tedavinin gerekli olup olmadığını tam bilemez. Ya da yönetici hisseder örneğinde yönetici kendi çıkarını maksimize etmeyi düşünür. Asimetrik bilgi altında fiyatlar doğru sinyal veremez, kaynak dağılımı bozulur. Bazı durumlarda piyasa tamamen çöker bunun için bazı çözüm mekanizmaları vardır:
    • Sinyalleme: Asimetrik Bilgide bilgili taraf bunu göstermeye çalışır
    • Tarama: Burada bilgisiz taraf bilgi toplamaya çalışır. Sigorta şirketlerinin risk sınıflaması, banka kredi skoru buna örnektir.
    • Devlet düzenlemeleri: Zorunlu belgeleme, lisanslama, kalite standartları

İkinci En İyi Teorisi

Lipsey ve Lancaster (1956) tarafından geliştirilmiştir. Temel mantığı şudur: Eğer bir ekonomide Pareto optimumuna ulaşmak için gereken şartlardan en az biri sağlanamıyorsa (piyasa başarısızlığı, vergi, tekel vb. nedenlerle), geri kalan diğer ideal şartların hepsini birden sağlamaya çalışmak en iyi ikinci çözümü (second-best) garanti etmez.

Hatta en iyi ikinci duruma ulaşmak için, diğer ideal şartlardan da bilinçli olarak sapmak gerekebilir.

Temel Çıkarımlar:

  • Parçacı Politika Sorunu: Ekonominin bir sektöründeki aksaklığı gidermek (örneğin bir vergiyi kaldırmak), eğer diğer sektörlerde hala aksaklıklar (tekeller, dışsallıklar) devam ediyorsa, toplam toplumsal refahı artırmak yerine azaltabilir.
  • Genel Denge Yaklaşımı: Politika yapıcılar sadece tek bir piyasaya odaklanmak yerine, piyasalar arasındaki karşılıklı bağımlılığı dikkate almalıdır.
  • Örnek: Hava kirliliği yaratan bir monopolün olduğu bir durumda, tekelci gücü kırmak (üretimi artıracağı için) kirliliği daha da artırarak refah kaybına yol açabilir. Bu durumda tekelin varlığı, kirlilik dışsallığını bir nebze frenlediği için "ikinci en iyi" durum olabilir.

Subscribe to my newsletter